Ana Sayfa

Hakkımızda

Vizyonumuz

Hizmetlerimiz

Basında Biz

Sıkça Sorulan Sorular

İletişim
 
   Üye Girişi
 
E-Mail/Rumuz
Şifre
 
 
             
 Neden e-dadi.com üyesi  olmalıyım?
   
 CV bırakmak veya Dadı bulmak  için üye olmanız gerekmektedir.
Üye Olmak İstiyorum
     Dadı Ara
     Dadı Talep Formu
 Bebek Aşı Takvimi
 Bebek Gelişimi Takvimi
 En Güzel Bebek İsimleri


Filiz Şeker
 ANKET 
Bakıcı Alacağınız Firmadan Beklentiniz Nedir?
 Komisyon Oranın Düşük Olması
 Garanti Süresinin Uzunluğu
 Güvenilir Olması
 Kurumsal Olması
 Güleryüzlü ve Samimi Olması
 İk Süreçlerini İşletmesi
 Özel İstihdam Bürosu Olması
 E-BÜLTEN
 E-Bültenimize mail adresinizi ekleyerek gündemi takip edebilirsiniz.
  E-Mail
 
 DUYURULAR
Sitemizde çok kısa süre sonra ayın bebeği adlı yarışmamız başlayacaktır.
Yakın zamanda içinde farklı formatlarla karşınızda olacağız.
Köşe Yazıları
  Uzm. Pedagog Sevil Yavuz
Anasayfa
Arkadaşına Öner
Yorum Ekle
Yazdır
  Uyku eğitimi bebeğinizle duygusal bağ kurmanızı engeller!

  Uyku eğitimi bebeğinizle duygusal bağ kurmanızı engeller!
 
Uyku eğitimini sendrom haline getirip bebeğinizle kuracağınız duygusal bağa zarar vermeyin. Uyku eğitimi bir htiyaç değildir.

Uyku eğitimi sendromu

Son günlerde uyku eğitimi konusu ebeveynler arasında bir akım halini aldı. Anne babalar bu yöntemlerin uygulanması konusunda ikiye ayrılmış durumda. Bir kısmı uyku eğitiminin gerekliliğini savunurken, diğerleri ise yöntemleri çok sert buluyor ve duygusal bağ açısından sakıncalar içerdiğini savunuyor.
Türkiye’de en çok bilinen bebeği uykuya alıştırma popüler adıyla uyku eğitimi yöntemi şunlardır;
Ferber Yöntemi; bu yöntem kontrollü ağlatma prensibine dayanıyor; bebeği yatağına yatırıp odadan çıkıyorsunuz, ağlamaya başlasa da belli bir süre odaya girmiyorsunuz, o belli sürenin sonunda içeri girip onu tekrar öpüp iyi geceler diyorsunuz. Her seferinde kapı önündeki bekleme süresini artırıyorsunuz.

Tracy Hogg Yöntemi; yatır kaldır yöntemiyle, yüzlerce kez bebeği yatırıp kaldırıyorsunuz; yatırıyorsunuz, ağlayınca kucağınıza alıp pış pış yapıyorsunuz, ağlaması kesilince tekrar yatırıyorsunuz, yeniden ağlayınca yine kucağınıza alıp tekrar pış pışlıyorsunuz. Bunu uyuyana kadar yüzlerce kez yapıyorsunuz…
West Yöntemi; Bu yöntemde ise çocuk uyuyana kadar başında bir sandalyede oturuyorsunuz, üç günde bir bu sandalyeyi biraz daha uzağa götürüyorsunuz, sonunda odanın dışına çıkıyorsunuz yani kontrollü uzaklaşma yöntemi…

Türkiye’de uyku eğitimi kavramının yayılması anne babaların yurtdışındaki psikologların yazılarını okuyarak onların 0-2 yaş döneminde bebeklerin uyku problemleri çözme ve tek başına uyumasını sağlamak için kendi kültürlerinde geliştirdiği yöntemleri ülkemizde uygulamalarıyla başladı. Aslında bebeğin uykusunun ilk aylar düzensiz olması beklenir ve zamanla bebek kendi uyku rutinini oluşturacağı için bir eğitim daha doğrusu baskı gereksizdir. Burada kritik olan bu yöntemlerin anne babalar arasında sanki bir tuvalet eğitimi gibi ihtiyaç olduğuna inanılmasıdır.

Diğer bir değişle “uyku eğitimi” diye bir kavramın ortaya çıkması ve bunun bir sendrom haline alması, bebeklere baskı yaparak uyutulmaya çalışılmasıdır. Örneğin bebeğin büyüdüğünde artık tuvaletini tek başına yapmaya hazır olduğunda tuvalete alıştırmak için tuvalet eğitimi vermek bir gerekliliktir ama uyku konusunda aynı durum söz konusu değildir.
Anneler arasında sanki uyku eğitimi, tuvalet eğitimi gibi olması gereken bir durum gibi algılanmaya başlandı. Uyku için eğitim gerekmez, bebek zaten uyur, daha rahat uyuması için sadece uygun şartlar hazırlanır. Sanki bebek belli bir yaşa kadar hiç uyuyamıyor da hadi şimdi uyumaya başlama zamanı geldi, hadi uyku eğitimi zamanı diyemeyiz. Uyku bebeklerin zaten temel ihtiyacıdır ve gerekli şartlar sunulursa uykuları düzene girer ve bebekler yanlarında biriyle de uyuyarak bu temel ihtiyacını giderir. Zaten ilk 12 ay duygusal bağ açıdan anne babası ile aynı odada uyuması daha uygundur.

Bu eğitim vermenin amacı bebeğin tek başına yatmaya alıştırılmasıdır. Tek başına yatması çocuğun gelişimi açısından ne kadar doğrudur ve gereklidir bunu düşünmek gerekir. Ayrıca yurtdışında geliştirilen bu yöntemler kültürümüze ne kadar uygun değerlendirmek gerekir.
Çocuğun duygusal gelişimi için ilk 12 ay bebeğin anne babasının yanında yatmasıdır doğru olan. Bu süre biraz uzarsa çok büyük bir sorun olmayacaktır. Fakat uyku eğitimi semdrom haline getirilir ve bebeğe baskı uygulanırsa hem bebeğin uyku düzenine bozulabilir, hem de bebekle anne baba arasındaki bağa zarar görebilir.
Yani uyku eğitimi gibi bir kavramının ortaya çıkması yanlıştır. Bebekler zaten uyur, bunun için özel bir şey yapmak, eğitim vermek gerekmez. Tıpkı emme ihtiyacında olduğu gibi bebek hayatta kalmak için uyumak zorundadır. Sadece çocuğun gelişimine destek olmak için doğru yaklaşımları uygulamak önemlidir. Uyku ise bu gelişimsel konulardan sadece biridir. Anne babaların görevi 0-2 yaş döneminde bebeğin uykusunun düzene girmesine destek olmaktır.
Uyku konusunda dikkat edilmesi gereken uykunun temel ihtiyaç olduğunu unutmamak ve bebeklerin düzenli uyuması için gerekli şartları sağlamaktır. Uyku için gerekli şartlar şöyle özetleyebiliriz;
-Bebek için hijyenik temiz bir beşik, yatak
-Temiz ve hava alanmış, güneş alan bir oda ( ilk 12 ay mutlaka anne babanın odası)
-Bebeğin diğer ihtiyaçlarının karşılanması ( altının temizlenmiş olması, karnının tok olması ama aşırı tok değil)
-Mümkünse ılık bir banyo ve bebek yağı ile masaj
-Bebeğe ninli eşliğinde şefkat göstermek
-Uyuturken ona olumlu mesajlar verecek ninli ses tonunda iltifatlar etmek ve buna benzer şartlar.
Bu şartları sağladıktan sonra bebek kendi uyku rutinini bulacaktır. Böylece hem bebeğe baskı uygulamış hem de bebeğin beyin gelişimine destek olmuş ve aranızdaki duygusal bağı güçlendirmiş olursunuz.
Uykusu olmayan bir bebek hangi yöntem uygulanırsa uygulansın zorla uyumaz. Uykusu olan bir bebek zaten uyacaktır. Bebekler bizim istediğimiz saatte istediğimiz kadar uyuyamaz. Buna zorlamak eğitim olmaz, baskı olur. Bu da zaten sağlıklı bir yöntem değildir.

Ayrıca her bebeğin uyku ihtiyacının, uyku rutininin ve aile dinamiklerinin farklı olacağını da unutmamak gerekir. Her çocuğun bir günde uyanık kaldığı, ne sıklıkla uyandığı gibi konular değişir. Bazı çocuklar çok az uykuya ihtiyaç duyarlar, bazıları çok uykuya ihtiyaç duyar. Bazı çocuklar sık sık uyanır ve kısa kısa uyurlar. Her çocuğun biyolojik özellikleri değişir.
Her bebek için her yöntem uygun olmayabilir. İlla o yöntemi uygulayacağım diyerek uykusunu düzene sokmak yerine bebeğin uyku düzenini bozabilirsiniz. Uyku konusuna aşırı önem vermek ve bu konuda kaygılı olmak bebeğe olumsuz enerji olarak yansır ve bebekte uyku problemlerini artabilir. Bu durum şuna benziyor: tuvalet eğitiminde çocuğa yanlış yaklaşım ve eğitim nedeniyle çocuğun kabız olmasına neden olmak gibi.

Her çocuğu aynı kalıba sokamayız. Kısacası uyku konusunu uyku eğitimi sendromuna çevirmeniz doğru değil. Önemli olan bebeğimizi büyütürken tüm sağlıklı gelişimi için neler yapacağımızı bilmeniz ve bebeğinizle duygusal bağı kurabilmenizdir.

Uzman Pedagog Sevil Yavuz
Çocuk Psikologu-Oyun Terapisti-Akademisyen
www.pedagogsevilyavuz.com
 
Makele okunma sayısı : 3020
Yazarın diğer yazıları
 
   
Yorumlar
Bu makaleye yorum yapılmamıştır.

Buraya tıklayarak ilk yorumu siz ekleyebilirsiniz..!

 Köşe Yazıları
   
Filiz Şeker
Geleceğin Mimarları
Gonca Anıl
Ne Kıymetli Çocuğu Varmış...
Merve Ayyıldız
Çocuklar Kitap Okuma Alışkanlığı Edinmeli
Uzm. Pedagog Belgin Temur
Normal Hareketlilik Ve Hiperaktivite Farkı
Prof.Dr. Olcay Neyzi
İletişimde İlkeler
Uzm.Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Kronik Motor Veya Vokal Tik Bozukluğu
Uzm. Psikolog Sinem Olcay
Bebekler Neden Ağlar
Işılay Bahar
Bence Annelik
Tuğba Aygül- Editör
Paylaşmayı Bilmek Gerek
Selda Çöklü
Dadının Görev Tanımı Ve Sorumlulukları-Dadı Neleri Yapmaz
Pervin Albayrak
Kadınız, Anneyiz Ama Önce İnsanız.
Özlem Ögen Yurdakul - Editör - Hayatın İçinden
Dizanteri Mi O Da Neeeee
Uzm. Pedagog Sevil Yavuz
Uyku Eğitimi Bebeğinizle Duygusal Bağ Kurmanızı Engeller!
Canten Kaya - İletişim Uzmanı Ve Eğitimci
0-8 Yaşındaki Çocuklara Kazandırılması Gereken Davranışlar
Hilal Horasan
Kızım Ve Ben
Gülin Veli
Bireyler Hazırlıyoruz Hayata
Özge Yalman
Çiçekten Ağaca
Fatoş Gümüş
Hamilelik Günlüğü
Zekiye Yurdaarmağan
Bir Gün De Yeter
Melek Menderes
Yaz Tatili Yaklaşıyor Yaşasın!

E-dadi.com Damla İnsan Kaynakları Eğitim ve Danışmanlık Temizlik Gıda Bilişim Sanayii Tic.Ltd. Şti. ne bağlı bir sitedir. Damla İnsan Kaynakları Ltd. Şti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu, 19/04/2012 tarihli 100 sayılı izin belgesiyle faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı Türkiye İş Kanunu gereğince iş arayanlardan menfaat sağlanması ve ücret alınması yasaktır. Şirketimiz Çalışma İzni Olmayan yabancı uyruklu elemanlar ile çalışmamaktadır.