Ana Sayfa

Hakkımızda

Vizyonumuz

Hizmetlerimiz

Basında Biz

Sıkça Sorulan Sorular

İletişim
 
   Üye Girişi
 
E-Mail/Rumuz
Şifre
 
 
             
 Neden e-dadi.com üyesi  olmalıyım?
   
 CV bırakmak veya Dadı bulmak  için üye olmanız gerekmektedir.
Üye Olmak İstiyorum
     Dadı Ara
     Dadı Talep Formu
 Bebek Aşı Takvimi
 Bebek Gelişimi Takvimi
 En Güzel Bebek İsimleri


Filiz Şeker
 ANKET 
Bakıcı Alacağınız Firmadan Beklentiniz Nedir?
 Komisyon Oranın Düşük Olması
 Garanti Süresinin Uzunluğu
 Güvenilir Olması
 Kurumsal Olması
 Güleryüzlü ve Samimi Olması
 İk Süreçlerini İşletmesi
 Özel İstihdam Bürosu Olması
 E-BÜLTEN
 E-Bültenimize mail adresinizi ekleyerek gündemi takip edebilirsiniz.
  E-Mail
 
 DUYURULAR
Sitemizde çok kısa süre sonra ayın bebeği adlı yarışmamız başlayacaktır.
Yakın zamanda içinde farklı formatlarla karşınızda olacağız.
AVM Çocukları
Çocuklarımızın birer avm çocuğu olmasını istemiyorsak onlarla kaliteli vakit geçirmeliyiz.

 
AVM Çocukları

Kızımla ilk avm maceramız, kızım iki aylıkken başladı. Kış mevsimiydi, hava soğuk, yağmur yağıyor ve sokaklarda kar vardı.

Böyle bir havada 2 aylık çocukla dışarıda dolaşmak uygun olmayacağından eşimle avm’ ye gitmeye karar verdik.

Büyüklerimizin sesini duyar gibiyim - Aah şimdiki çocuklar çok şanslı. Bizim zamanımızda böylemiydi.- Onlar gelişen ve değişen dünyanın teknoloji ile yaşamımızı ne kadar kolaylaştırdığını dile getirmekte sonuna kadar haklılar.

Kızımın avm ile tanışması oyun salonundaki oyuncaklarla hoş bir şekilde başladı. Derken bir annenin çocuğunu iknadaki çabasına şahit oldum. Çocuk ısrarla jeton alması için para istiyor ve annesi de onu ikna etmeye çalışıyordu.

Ben göz ucuyla onları izlerken ya kızımda büyüdüğünde böyle olursa ve aynı durumu bizde yaşarsak diye aklımdan geçiriyordum.

Biz anneler hemen kolaya kaçıyoruz ve aklımıza (YASAKLAR) geliyor. Peki, şapkayı koyup önümüze hiç düşünüyor muyuz? Veya soruyor muyuz kendimize çocuğumuz bilgisayara veya avm’ye bu kadar alışmadan önce, şimdiye kadar çocuğun hayatında ne vardı ve ne yoktu diye acaba?

Aman, nasıl olsa yasaklar var onlardan faydalanırım. Nasıl olsa henüz küçük, beni dinlemek zorunda. Çocuğuma televizyonu yasaklarım ama büyüyünce izleyecek. Bilgisayarın fişini çekerim ama okulda takılı fişi olan bir bilgisayar olacak. Çocuğumu avm’lerden uzak tutarım ama büyüyünce arkadaşlarıyla gidecek.

Bu sorunlardan nasıl kurtuluruz? Sorusunun cevabı üzerinde çok iyi düşünmemiz gerekiyor. Ama bu sorunlara başkalarının çözüm üretmesini beklemektense, önerimiz herkesin ciddiyetle bu konuya eğilip “benim bu sorundaki payım nedir ve çözümdeki rolüm ne olmalıdır?” sorularına cevap araması gerekmektedir.

Çocuklarımızın birer avm çocuğu olmasını istemiyorsak onlarla kaliteli vakit geçirmeliyiz.

Birlikte ve beraber olduğumuz 2 saatlik kaliteli bir vakit onların hayatlarında çok önemli rol oynuyor.

Örneğin; haftada bir gün birlikte kitap okuma gününüz olsun. Haftada bir gün çocuğunuzla beraber bir parka gidin. Haftada bir gün onunla onun istediği eğitici ve eğlendirici bir oyunu oynayın. Yine haftada bir gün beraber dışarıda kuşlara yem verin. Bu aktiviteleri eşinizle dönüşümlü olarak yapabilirsiniz.

Bazen biz ebeveynler ne kadar faydasız şeylerle dolduruyoruz çocuklarımızın hayatını. Onları başımızsan savmak için abuk sabuk oyunlara terk ediyoruz.

Zaten şehirlerde beton yığınlarının ortasında yaşıyorlar, apartmanlara hapsedilmiş bir şekilde.

Kullanılan tüm eşyalar plastik ve kanserojen madde taşıyor. Ve doğadan, tabiattan bihaber büyüyorlar.

Seslerini duymuyoruz artık eskisi kadar sokaklarımızda. Ya odalarında bilgisayarların başında veya avm denilen can sıkıcı kapalı mekânlarda.

Çocukların dünyaları büyüyor mu, küçülüyor mu bilmiyorum ama bildiğim tek şey çocuklarımız galiba asosyal olarak yetişiyor.

Dışarıda açık ve masmavi bir gökyüzü var onların gözleri görmüyor. Çünkü onların baktığı gökyüzü çelik ve yapay renkli lambalarla süslü.

Gök kuşağının rengini, arıların vızıltısını, çiçeklerin kokusunu, hayvanların yakınlığını, doğayı, tabiatı ve börtü böceği bilmeden büyüyorlar.

Unutmayalım onlar bizim yarınlarımız, yarınlarımızın yok olmasına izin vermeyelim.

Filiz ŞEKER
Müdür – Damla İK

 Köşe Yazıları
   
Filiz Şeker
Geleceğin Mimarları
Gonca Anıl
Ne Kıymetli Çocuğu Varmış...
Merve Ayyıldız
Çocuklar Kitap Okuma Alışkanlığı Edinmeli
Uzm. Pedagog Belgin Temur
Normal Hareketlilik Ve Hiperaktivite Farkı
Prof.Dr. Olcay Neyzi
İletişimde İlkeler
Uzm.Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Kronik Motor Veya Vokal Tik Bozukluğu
Uzm. Psikolog Sinem Olcay
Bebekler Neden Ağlar
Işılay Bahar
Bence Annelik
Tuğba Aygül- Editör
Paylaşmayı Bilmek Gerek
Selda Çöklü
Dadının Görev Tanımı Ve Sorumlulukları-Dadı Neleri Yapmaz
Pervin Albayrak
Kadınız, Anneyiz Ama Önce İnsanız.
Özlem Ögen Yurdakul - Editör - Hayatın İçinden
Dizanteri Mi O Da Neeeee
Uzm. Pedagog Sevil Yavuz
Uyku Eğitimi Bebeğinizle Duygusal Bağ Kurmanızı Engeller!
Canten Kaya - İletişim Uzmanı Ve Eğitimci
0-8 Yaşındaki Çocuklara Kazandırılması Gereken Davranışlar
Hilal Horasan
Kızım Ve Ben
Gülin Veli
Bireyler Hazırlıyoruz Hayata
Özge Yalman
Çiçekten Ağaca
Fatoş Gümüş
Hamilelik Günlüğü
Zekiye Yurdaarmağan
Bir Gün De Yeter
Melek Menderes
Yaz Tatili Yaklaşıyor Yaşasın!

E-dadi.com Damla İnsan Kaynakları Eğitim ve Danışmanlık Temizlik Gıda Bilişim Sanayii Tic.Ltd. Şti. ne bağlı bir sitedir. Damla İnsan Kaynakları Ltd. Şti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu, 19/04/2012 tarihli 100 sayılı izin belgesiyle faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı Türkiye İş Kanunu gereğince iş arayanlardan menfaat sağlanması ve ücret alınması yasaktır. Şirketimiz Çalışma İzni Olmayan yabancı uyruklu elemanlar ile çalışmamaktadır.